25 Aralık 2011 Pazar

iyi ki,


Dünüm, bugünüm, yarınım, herşeyim..
Bundan tam 2 yıl önce, herşeyi bırakmışken tuttun kolumdan. "Bırakma kendini" dedin. İnandım o gün ben sana, güvendim. Toparladım kendimi, yalandanda olsa devam ettim yaşamaya. Bu kez sizinle, maNga müziği ile.
Gün geçtikçe daha fazla bağlandım, İstedim seni, yanında olmayı, seninle beraber gülüp ağlamayı. Çok mu şey istedim bilmiyorum ama oldu bazılarını. Hissediyorum artık gülüşünü, hüznünü..
Zaman geride kaldıkça sana benzedim, Sevdiklerine bağlandım.
Gün geçtikçe daha fazla bağlandım sana. Sana bir şey olmasın diye, ağladım, yalvardım durdum. Sana bir şey söyleyenlerle, gerekti kavga ettim, gerekti... Neyse.
Sesinle uyudum, uyandım. Herşeyi anlatan sesinle. Gözlerimi kapattığımda seni görmemi sağlayan sesinle.
2 yıl geçti üstünden, seni hala seviyorum, ama eskisi gibi değil, daha çok seviyorum. Hep tanışmayı istedim seninle, oldu sonunda, mükemmel bir gün geçirdim. Şimdi tek istediğim tanısana beni ya? Unutma ha? Tek istediğim bu işte.

Ve bugün, dünyanın en anlamlı gününe açtım gözlerimi. İyiki doğdun Kıvırcığım, İyiki tanıdım seni hergün daha fazla, iyiki güldün, iyi ki. <3

Hiçbir zaman üzülme, söyledim ya, hissediyorum, ağlıyorum sonra..

12 Aralık 2011 Pazartesi

Sevgili "Matematik" ve "Öğretmeni"

2 Sene önceye kadar, matematiğe lanet okuyan ben, son 2 senedir resmen MATEMATİK DELİSİyim.
Neden mi?
İlk 5. sınıf; Kabus olan dersti matematik. Belki üzerinde çok fazla işlemeninde etkisi vardır çünkü Beden derslerinde matematik işleten bir öğretmenim vardı. 
Bu korkuyla ortaokula başladım ben. İlk 5te matematik kolay tamam 6'da ne halt yiyecektim acaba?
Derken ilk günler matematik hiç olmadı. Rahat rahat, sanki hiç olmayacakmış gibi takılırken, bir gün dersimize hiç girmeyen hocanın teki girdi derse. 
İlk başta "noluyo lan!" faslı falan. Tanıştık ettik. Dersten çıktığımızda fazlaca iyiydim. Çünkü gelen hoca, matematikçiydi. Burası kötü kısım tabi, İyi olan kısım ise şu, Adam fazlaca samimiydi ve cidden iyi davranıyordu. 
1-2 hafta geçti, zamanla beraber derslerede geçmiştik tabii. 
Ama hiçbir şey korktuğum gibi değildi, aksine değişmiştim. Evde matematiğe el sürmeyen ben, akşamları konuyu çalışıp geliyordum. Hocada sevmeye başladı beni. Huylarımı falan öğrendi. Biz bu adamla çok iyi anlaşmaya başladık. Benim matematik notlarıda tavan yaptı bu arada, hoca bahanesiyle. 
Sonra yaz tatili girdi. Ondan önce hoca bizi kulağımızdan tutup bursluluğa soktu. Gitti dersaneye yazdırdı. Kafamdan aşağı soru yağdırdı resmen. 
Yazın, DPY'nin açıklandığı gün işte. Abdulhamit hoca'dan ayrı olmak bana cidden koymuştu ve okul kapandığından beri bayağı sıkılmıştım. 
Yazın hergün olduğu gibi Feyse girdim. Gelen kutusu 1. Açtım baktım. Arkadaşımdan gelmiş Dpy'yle ilgili bir şey. Girdim siteye, "Bilmemkaç nolu bursu kazandınız" falan öyle bir şeyler yazıyordu, Görür görmez annemin telefonuna sarıldım (bende kontör yok panpa) Aradım açmadı, aradan biraz zaman geçti tekrar aradım. Açtı bu kez. "Naber Fatma?" (Fatma der bana bende çok gıcık olurum, büyük ihtimal inadına yapıyo :P) "Hocam kazandım bursluluğuuu!" diye bağırdığımı hatırlıyorum. Detayları anlattım. "Sizi ben yazdırdım paranın yarısı benimdir!" diye el koydu paraya. "hehehe tabi hocaam yaa" falan attım öyle, kapadım telefonu. 
Yaz bitti, okul başlamadan bi kaç gün önce, okula gittim. (görünüşte sınıfı görmeye, maksat hoocayı bulmaktı) baktık baktık görünmüyor. Kafamı arkaya çevirdim, arkada bi adam saçma sapan hareketleri var, tabi kim olabilir bu, bizim matematikçimiz. :P 
Saçlarını kestirmiş. (kesinlikle berbat olmuş:P)  Eskiden çok fazla saçı vardı da. NEyse o gün aynı sıcaklığındaydı. 
Sonraki günler ne oldu bilmiyorum. 6. sınıftaki Hamit hoca gitti. Şuan çok soğukta olsa onu hala çok fazla seviyorum. Saçları bi uzasın eski haline dönecek umuduyla yaşıyorum, ama her gün dahada saçmalıyor ve adamdan gerizekalı damgası yidik :P
Neyse, derslerin hepsi hocada bitiyor, Hamit hocanın eski haline dönmesi dileğiyle diyerek bitiriyorum.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Sevdeçetin. "Çünkü O"


neden mi sen? Çünkü her şeyimiz aynı. Herşeyimiz aynı derken herşeyimiz cidden aynı! Demek değilki bu taklit ediyoruz. Öyle değil olum hislerimiz aynı bizim.
Neden mi seviyorum? Çünkü maNga Fan'ısın. Öncelerde benim fanlığımla her ne kadar dalga geçsende bir kere bağlandın. Kopamazsın. Ne onlardan; ne de benden.
Daha neden mi istiyorsun? pekala. Çünkü kendinsin.
Başka? Gelecek planlarımız var. Ferman var işin ucunda, ikimizinde bağlı olduğu adam var!
Sen! Çünkü sen farklısın
Başka bir neden? Çünkü ikimizde matematiği tek bir kişi yüzünden seviyoruz. Çünkü nedenlerimiz aynı, çünkü onun karşısına güçlü çıkmak istiyoruz.
Çünkü? Çünkü seni seviyorum.

Her zaman yanımda olmanı seviyorum, olduğun yerde her zaman kal!

5 Aralık 2011 Pazartesi

"Nerden tutuldun sen bu heriflere?"


maNga Fan'larının çoğu yaşar herhalde aynı sorunu,(ben yaşıyorumda herkes ben gibidir heralde ordan vardım kanıya) böyle ilk Fan olduklarında işte. Çevreden gelen "Nerden tutuldun sen bu heriflere?" sorusu.
Sanane kardeşim, tutuldum evet, Çünkü yaptıkları müziğe aşığım, çünkü kendilerine hastayım, tarzlarına bitiyorum (vs) Seni ilgilendirir mi? İlgilendirmez. O zaman ilgilenme, bırak beni maNga ile kendi halime. Çattık ya

şu var. Hani biz bu adamlara iyice, ısındık bağlandık. Giyiyoruz tişörtlerimizi switlerimizi. Takıyoruz kulağımıza kulaklığımızı, o zamanda "onlar senin hiç bir şeyin değil! Niye bu kadar taktın ki?" Şimdi bak canım, (bütün fanların adına konuşuyorum nerdeyse, bir şey olursa link verin:)) Onlar benim hiç bir şeyim değil; HERŞEYİM. Ben maNga fan'ımıyım? Sonsuza uzanabildiği yere kadar evet ÖYLEYİM. Bu durumda,  mantık olarak onlar benim hayatımın heryerinde var olmalı.

Yani kişisel olarak şuan ne kadar saçmalasamda anlatmak istediğimi anlayın, Özet; anne, baba, kuzen, teyze falan her kimsen. maNga benim her şeyim. Sevgimi sorgulamaktan vazgeçin!

Bide şey, benim çevrem farklı biraz, Örneğin matematik hocam var. Çok seviyorum onu. Ama şu var Kendileri Ferman takığı. Hobi olarak taktı yani. Taktı bırakmıyor (hay:D) Neyse mesela geçen gün Ferman ve Yağmur'un resmini gördü kitabımın arasında, aldı, zırlayarak geri alsamda ertesi ders olan sınavda büyük çöküntü yaşadım.
Sonra kolyemi aldı 1 hafta vermedi, bende psikolojik sorunlar başladı öyle. Ama hala seviyorum hocamı. -,-
Geçen gün de geldi, "bitti dimi maNga?" dedi resmen bana. maNga Fan'a dedi olm lan!. Aramızda saçma bir diyolog geçmişti boşverin onu.

Sonraaa, ilk maNga Fan olduğumda mesela biri (boşverin) gelip "Fan olman için onların işleriyle uğraşman gerekiyor" dedi. Ama şey böyle, yani gitar falan çalmam gerekiyormuş. Benim tepemin tası attı. Çocuğa, "Sen profesyonel futbolcu musun peki!" diye püskürdüğümü hatırlıyorum sadece.

Benim hayatımın çoğu böyle. Herkesle aynı sorunu yaşamaktayım ve hala yaşıyorum yani -,- Ama bir gün herkes anlayacak, maNga sevgisini. Kurtulacağım günleri düşünerek yaşamaktayım